Ana içeriğe atla

Saygı duymayı bilmeyenler, köpek gibi sürünmeyi hakeder.


Tarihine saygı duymayanlar,
Tarihin silinen sayfaları arasında yer alırlar.

Nefret ettiğim Türk Futbol Ligi hakkında sanırım ilk yazım bu,
Uzun dönemden sonra.

Biz Dünya'nın en boktan insanlarıyız.

Tüm Dünya üzerinde bizim kadar birbirinden nefret eden,
Birbirinin kuyusunu kazan, birbirine eziyet eden,
Birbirine kötü davranan ikinci bir toplum yoktur.

Afrika'da çocukların ellerine silah verip savaştıranlar bile,
Daha fazla merhamet ve görgü sahibidir.

Sen Emre Güngör'ünü, Emre Aşık'ını feda ettin; Fernando Meira diye.

Sen Aydın'ını, tüm PAF takımını feda ettin Kewell ve Lincoln diye.

Sen Uğur'unu, Sabri'ni feda ettin "sağ bek transfer isteriz" diye.

Sen Ümit Karan'ı, Nonda'yı ve Hakan Şükür'ü feda ettin "doğru düzgün forvet isteriz" diye.

Arda'na bile, -pardon- futbol oynayan en iyi Türk futbolcuya bile, maaşından tut konumuna köpek gibi davrandın.

Sonra senden bir bok olacağını mı sanıyorsun ?

Hayır olmayacak.

Galatasaray bu sene tarihinin en kötü sezonlarından birini geçirecek.

UEFA'ya katıldığın için şükredeceksin.

Ama sorma niye diye.

Skibbe deme, o bu oyuncu deme.

Sebep sensin!

Galatasaraylı sana sesleniyorum!

Sebep sensin!

Saygı duymayı bilmeyenler, köpek gibi sürünmeyi hakeder.

Köpek gibi sürünmeye hazırlan.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hazreti Melih Gökçek

Hayatım boyunca kendime bir idol, bir kahraman, bir muhteşem insan aradım durdum ama başarılı olamadım. Batman uçmuyordu. Süpermen ve Örümcek Adam zengin değildi. Wolverine'in bile salakça bir sakalı vardı. Ama muhteşem adamı, hatta kusursuz adamı beni çocukluğuma, hatta anaokulu günlerime gönderen ulu önderim Melih Gökçek'de buldum. Anaokulu günlerimden bu yana ilk defa olgun bir insan kendisine "Beyefendi şunları bunları yaptınız" diyen Dalai Lama kılıklı adama karşı kulaklarını baş parmaklarıyla kapatıp "Tadadada dada!" diyip dilini çıkartabildi. Ertesi gün çekinmedi üzerinde o adamın ve başka kurumların isimlerini yazan balonları basın önünde bir bir iğneyle patlattı. Bu benim düşünü kurduğum ama yapamadığım, hayalleri hala ölünce gideceğim cennetin bir köşesini süsleyen fantezilerdi. Ama bu muhteşem adam bunları yaptı. Melih Gökçek yarın "Mislam" diye bir din kursun o "Mislam" denilen dinin ilk kulu olurum. Melih Gökçek bana "Bi...

Cep Telefonum

Dün akşam cep telefonumu şirkette unuttum, ve o küçük metal parçasının aslında hayatımda ne kadar büyük bir anlam taşıdığını anlayarak anlamsız biri olduğumun farkına vardım. Halbuki o cep telefonu sabahları öten horozumdu benim. 500lük sms pakedine abone olup aklıma gelene "Napıosun?" diye rahatsız etmemdeki işkence aracımdı. Sarhoşken eski kız arkadaşlarımı arama yolum, rezil-i rüsvalığın en üst noktasını yaşamamdaki en kolay yoldu cep telefonum. Sadece cebimden ve telefondan daha üstün bir şeydi cep telefonum. Tuvalette sıçarken oynadığım oyunlardı o cep telefonu. Habire bozulan ve hiç bir zaman yenisini almadan nasıl tamir edeceğimi bilemediğim oyuncağımdı. Dap-pab-ba ba-ri-bi-bay-bey diyerek Holly Dolly'nin Dolly Song'uyla insanların beni aramasıydı ve rezil olmamdı ciddi ortamlarda. Sessiz bir gece sonunda alarmım olmadan sabahleyin nasıl kalkacağımı kara kara düşünürken, uyuyamadan sabahı getirdim artık yavaş yavaş halisünasyonlar görmeye başlayarak. Sabah koş...

Bu yıl niye dert ettiğimi asla anlamadığım 10 şey

1) Var mısın yok musun yarışmasındaki yarışmacıların kazandığı para. 2) Almanya'daki geberip gebermeyeceği belli olmayan yavru kutup ayısı. 3) Amy Winehouse'a ne olacağı. 4) Yaradanın eşekler için de bir cennet yaratıp yaratmadığı. 5) Bülent Ersoy'un evlilikleri. 6) Melih Gökçek. 7) How I Met Your Mother'da Barney'nin Robin'e aşkı. 8) Madagascar çizgi filminin reklamı diye dağıtılan poker kağıtlarının çocukların büyüyünce kumarbaz olmasına etkisi. 9) Kadınların osurup osurmadığı. 10) Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar.